Selülit ve bölgesel yağlardan kolayca, ağrısız ve doğal yoldan kurtulmak, elastik bir cilde kavuşmak artık mümkün. Yaklaşık 8 yıldır Avrupa, Amerika ve Avustraliya'da uygulanan bu yöntem ile aşamalı olarak cilt içerisine ve altına CO2 gazı gönderiliyor.
Deri altına istenilen miktarda ve hızda verilen gaz bu bölgede yağ parçacıklarının parçalanmasını sağlar. Öte yandan vücut derhal bu bölgeye oksijen göndermeye başlar.
Bu oksijen mevcut kılcal damarlar ile taşındığı gibi, az çalışan ya da çalışmayan kılcal damarlar ile de taşınmaktadır. Böylelikle bu bölgedeki oksijen miktarı artar, artan oksijen yağların daha çabuk erimesini sağlar
Karbondioksit oksijene göre 20 kat daha hızlı dağılan bir gazdır. Uygulama sonrası bölgeye çevre dokulardan daha fazla oksijen gelir ve dolaşım hızlanır. Karbondioksit hızla uzaklaştırılır. Yağ yakımı artar.
Etkileri nelerdir?
1-Dokulara daha fazla oksijen gitmesi sağlanır.
2-Kılcal damar kan akımı artar.
3-Yeni kılcal damar oluşumu gözlenir.
4-Yağ dokusundaki oksidatif yağ yıkımı artar.
5-Bağ dokusunun ana elemanı olan kollajen ve elastin sentezi artar.
Uygulama süresi 10–20 dakikadır. Haftada bir veya iki kez olarak seanslar halindedir. Ortalama 15–20 seans uygulamak gerekir. 5. seanstan sonra ciltte fark edilir biçimde, sağlıklı olma gözlenir. 10. seanstan itibaren deri altı dokusu daha sıkı hissedilecektir. |
 |
Kullanıldığı bölgeler:
Selülit ve bölgesel yağlanmaların tedavisinde tek başına veya kombine olarak.
Kırışıklık, deri sarkmaları, elastikiyet kayıpları ve çatlak tedavisinde.
Atar ve toplardamar dolaşım bozukluklarında.
Venöz ülserlerde.
İmpotans tedavisinde
Tedavi sonrası etki 6 ay sürer.
%1–2 hastada sigara içime isteğinde azalma ve uygulama akşamı uyku kalitesinde artma saptanmıştır.
Seanslardan sonra yapılacak mezoterapi, egzersiz, yosun tedavisi veya pasif jimnastik desteği tedavinin başarısını artırmaktadır. Her yaştan herkese yapılabilir. Toksik etkisi yoktur. Kan basıncını etkilemez. Hastanın diyabetinin olması karboksiterapi için engel değildir. |